10 Adımda Ağız Kokusundan Kurtulun

  • 0

10 Adımda Ağız Kokusundan Kurtulun

Toplumlarda çok yaygın olan ağız kokusu kişinin hem kendisini hem de çevresini rahatsız eden dolayısıyla sosyal yaşamı olumsuz etkileyen bir rahatsızlıktır. Ağız kokusu yiyecek içecek veya vücuttaki fizyolojik olaylardan kaynaklı geçici bir durum olabileceği gibi bazı hastalıkların belirtisi de olabiliyor. Son durum patolojik ağız kokusu olarak da adlandırılır. Tedavi için öncelikle ağız kokusuna yol açan etmenler ortadan kaldırılması gerekir.
İster fizyolojik ister patolojik olsun, ağız kokusuna meydan vermemek veya var olan ağız kokusundan kurtulmak için alınacak bazı tedbirler, izlenecek bazı yollar vardır. Bu tedbirlerin çoğu genel vücut sağlığı için her insanın yapması gereken gündelik basit uygulamalardır. Ağız kokusuna meydan vermemek için yapılabilecek on farklı uygulama burada özetlenmiştir.

nieswiezy-oddech[1]

Ağız temizliğini ihmal etmeyin
Yemeklerden sonra diş fırçalamayı hiç ihmal etmeyin. Bu işlemi yaparken dilinizi de fırçalayın. Çünkü ağız kokusu problemlerinin % 90’ı ağız içi sebeplerden kaynaklanır. Ağız içi kaynaklı kötü kokunun da % 50’si dil yüzeyinde biriken eklentilerden, yani dilden kaynaklanır. O halde ağız kokusunun giderilmesinde ilk yapılacak iş ağız temizliğidir. Ağız temizliği, ağız kokusu problemi yaşayan hastalara uygulanacak tedavi aşamalarının ilk halkasını oluşturur.

Ağız kokusunun giderilmesinde uygulanacak öncelikli uygulama, ağız hijyenini gerektiği gibi sağlamaktır. Ağız içi hijyen konusunda yapılabilecek bütün işlemler yerine getirildikten sonra, koku hala devam ederse bundan sonra yapılabilecek ikinci işlem bir diş hekimine başvurmaktır.

Dilin yüzeyi pürüzlü yapıdadır. Dil yüzeyinde ve diş aralarındaki boşluklar yemek kalıntıları ve bakteriler için birer barınaktır, elverişli bir zemindir. Yemek artıkları ve bakteriler buralardan uzaklaştırılmazsa bakteriler bu yemek kalıntılarını parçalayarak kötü kokunun kaynağı olan sülfürlü bileşiklerin ortaya çıkmasına neden olurlar.

Yemekten önce ve sonra eller yıkanmalı, yemek sonrasında dil ve dişler fırçalanmalıdır. Dişleri ve dişetlerini temizliğinde, uzmanların tavsiye ettiği gibi doğru bir teknikle fırçalama da önemlidir. Diş aralarının etkili bir şekilde temizlenmesi için ara yüz fırçası da kullanılabilir.Diş fırçalama imkânı olmayan durumlarda ağız su ile yıkanmalıdır. Eğer imk​a​nı varsa tuzlu su ile ağzınızı gargarası yapabilirsiniz. Yemek sonrası parmak ucuyla çok az miktarda alınan tuz, ağız içi ortamı bazik hale çevirir ve bakteri faaliyetini azaltarak hem çürük oluşumunu hem de ağız kokusunu önler. Ağız hijyeni için tavsiye edilen ağız gargaralar da kullanılabilir.

dis_protezi_temizligi_icin_10_onemli_tavsiye_h41794[1]

Ağız içi protez, braket ve köprü gibi yapıların temizliğine dikkat edin ve bunların rutin kontrollerini yaptırın.
Braketlerin bakımı: Özellikle ortodontik tedavi gören hastaların dişlerine çeşitli ağız içi aparatlar takılmaktadır. Bu yapılar braket, teller ve bunların tutturulmasında kullanılan malzemelerden ibarettir. Ağız içi yapılar yemek artıklarını tutar, bakterilerin tutunması ve plak oluşumu için iyi bir ortam oluştururlar. Bu bakımdan, ortodontik tedavi görenlerin daha uzun süren ve daha özenli diş fırçalama yapması gerektirir. Ağız içi apareyleri olanlar diş fırçalamayı ortodontik fırça ile yapmalı ve hiç ihmal etmemeliler. Yine, braketlerin dipleri ve ağız içi tellerin alt yüzü günde en az bir defa, ara yüz fırçası ile fırçalanmalıdır. Aksi takdirde kötü ağız kokusu ve dişlerde beyaz nokta lezyonu olarak adlandırılan, braketlerin dişe tutunduğu noktalarda kalıcı renk değişimleri oluşur.

Protez ve köprülerin bakımı: Sökülebilen protezleri olanlar eğer diş hekimi tarafından aksi söylenmediyse geceleri bunları çıkararak antiseptik bir sıvı içerisinde beklet​il​meli. Diş fırçalama ihmal edilmemeli ve mutlaka köprülerin alt yüzleri, ara yüz fırçası ile temizlenmelidir.
Diş ve diş eti sağlığınızı koruyun
Yukarıda da söylendiği gibi ağız içi hijyen konusunda yapılabilecek bütün işlemler yerine getirildikten sonra kötü koku hala devam ederse bundan sonra yapılabilecek ikinci işlem bir diş hekimine başvurmaktır. Ağız içi kaynaklı kötü kokunun da % 30’dan fazları basit veya ilerlemiş diş eti hastalıkları, dişi çevreleyen dokuların enfeksiyonu, diş çürümeleri gibi rahatsızlıklardan kaynaklanır. Ağız bakımıyla giderilemeyen ağız konusu problem yaşıyorsanız vakit kaybetmeden diş hekimini müracaat etmelisiniz. Hekim sizin hastalık öykünüzü dinler, gerekli muayene ve ağız kokusu ölçümlerini yapar.

Hekim tarafından Periodontal cepler ve yemek artıklarının birikebileceği yerlerin düzeltilmesi, diş taşlarının temizlenmesi, çürük dişler varsa tedavisi, eğer tedavisi mümkün değilse çekimi yapılır.

Bazı diş hekimleri diş eti hastalıklarının tedavisinde koruyucu amaçlı ve yapılan tedavinin etkinliğini artırmak için folik asit, selenyum, E ve C vitamini, koenzim Q10 önermektedirler.

Diş hekimi tarafından ağız içi rahatsızlıklar tedavi edildikten sonra koku hala geçmemişse veya ağız içinde kokuya yol açan bir olay tespit edilmemişse, diş hekimi kokunun nedenlerini ortaya çıkarmak için hastayı diğer uzmanlıklara yönlendirir. Bu yönlendirmede öncelikli sıralama Kulak – Burun – Boğaz (KBB), göğüs hastalıkları, diyabet, gastroenteroloji uzmanlıkları şeklinde olmalıdır. Eğer koku yine de geçmezse daha sonra romatoloji, endokrinoloji, hematoloji uzmanlıkları ile hatta son kertede psikiyatri ile konsültasyon yapılmalıdır.

Tam bir ağız muayenesi yaptırın
Ağız kokusu, koku alma hücrelerinin kokuya kolayca adapte olması nedeni ile kişinin kendisi tarafından algılanamaz. Çoğunlukla kişinin çevresindekiler de çekindikleri için gerekli ikazı yapmazlar. Bu yüzden zaman zaman hem ağız içi hastalıklar hem de ağız kokusu yönünden Tam bir ağız muayene ve ağız kokusu ölçümleri yaptırmakta fayda vardır. Hiç şik

​a​yet yokken bile düzenli olarak diş hekimi kontrolü, uzmanlarca tavsiye edilmektedir. Kaldı ki ağız içi bir sorun varken bu konu hiç ihmal edilmemelidir. Çünkü erken müdahale tedavinin başarısında önemlidir. Aksi takdirde tedavi süreci uzar ve maliyeti artarken, başarı düzeyi de azalır.
Diş ipi kullanın
Ağız bakımı adına günde bir kez ve tercihen akşam yemeklerinden sonra veya yatmadan önce diş ipi kullanılması ağız kokusunu önler.

Su için, şekersiz sakız çiğneyin, şeker tüketimini azaltın!
Özellikle yaşlılarda ağız kuruması problemi ortaya çıkar. Ağız kuruluğu ağız florasının bozulmasına ve kötü ağız kokuların ortaya çıkmasına yol açar. Sık su içmek hem vücudun su dengesi korur hem de ağzın oksijenlenmesini sağlayarak bakteri faaliyeti azaltır ve ağız kokusunun önlenmesine yardımcı olur. Tükürük salgısı ağzın kendi kendini temizlemede önemli bir role sahiptir. Eğer tükürük salgısı normalden daha az olursa ağız florası bozulur. Bu durumda, ağız kokusunun oluşumunda etkili olan gram negatif bakterilerin faaliyeti artar.

Sakız çiğnemek hem tükürük salınımını artırır hem de ağız içi temizliğinde etkili olabilir. Bu amaçla yemeklerden sonra 15 dakikayı aşmamak şartıyla şekersiz sakız çiğnemek ağız kokusuna iyi gelebilir. Ancak çene eklemlerinin yorulmaması, aşınmaması için ölçü aşılmamalı, sakız çiğneme süresi 15 dakikayı geçmemelidir. Bu arada şekerli sakızların diş çürümesine neden olabileceği unutulmamalıdır. Mentollü pastiller gibi koku giderici ürünlere de dikkat etmelidir. Bu ürünler ağız kokusunu bir miktar giderir ama diğer yandan ağız kuruluğa yol açtığı için fayda yerine zarar verebilirler.

Şeker ve şekerli gıdalar ağız içindeki bakteriler için uygun ortam oluştururlar. Ayrıca, şeker diş çürüklerine de neden olur. Bu yüzden eğer atıştır​malı​k​ olarak şeker yeme alışkanlığınızı varsa bunu bırakın.
Su ve posa içeriği bol olan sebze ve meyveler tüketin, lokmalarınızı iyi çiğneyin

Lokmaların iyi çiğnenmesi tükürük salınımını artırır. Diğer taraftan yiyecekler, daha iyi parçalanmanın yanında, tükürük salgısı ile iyice karışır. Böylece ağızda fazla yemek artığı kalmaz.

Meyve ve sebzeler gibi lifli yiyecekler içerdikleri seliloz sayesinde adeta bir fırça etkisi gibi dişlerin mekanik olarak temizlenmesine yardımcı olur. Ayrıca meyve ve sebzeler içerdikleri vitaminler sayesinde diş ve bilhassa diş eti sağlığına yardımcı olur. Lifli yiyeceklerin kolon ve rektum kanserlerini önlemede de etkili olduğunu bilinmektedir.

Kahve taneleri çiğneyin, tarçın, karanfil tüketin

Yiyecek ve içeceklerde tarçın kullanmak da ağız kokusunu gidermede faydalı olur. Yine kahve taneleri, karanfil çiğnemek de ağız kokusunu gidermede etkilidir.

Yemek sonrası parmak ucuyla çok az miktarda alınan tuz, ağız içi ortamı bazik hale çevirir. Bu ise hem çürük oluşumunu hem de ağız kokusunu önler.

Yemeklerle birlikte maydanoz yemek sindirimi kolaylaştırır ağız kokusunu önler. Keza nane de ağız kokusuna iyi gelir.

Burun tıkanıklığı varsa tedavi ettirin

Burun tıkanıklığı geceleri ağızdan nefes almaya, ağız açık uyumaya neden olur. Bu durum ağız kuruluğu yapar, ağız ve boğaz florasını bozar ve sonuçta ağızda kötü koku oluşur. Bu nedenle ağızdan nefes almak sağlıklı bir durum değildir ve tedavi edilmelidir.

Alkol ve sigaradan uzak durun

Sigara hem kendine özgü kötü kokusu nedeniyle doğrudan hem de tükürük salgısını azaltıp ağız kuruluğu yaparak dolaylı yönden ağız kokusuna yol açar. Alkol ve sigaranın kötü kokuları yanında diğer zararlarını da düşünerek bunlardan kurtulmanın yollarını arayın.

Diğer taraftan turp, soğan, sarımsak, çeşitli baharatlar kendine has kokuları olan yiyeceklerdir ve ağız kokusuna yol açarlar. Cami gibi, insanların toplu olarak bulunduğu mek​a​nlara giderken bu tür yiyeceklerden uzak durun.