Author Archives: admin

  • 0

Işılay Gedik ile Biz Bize’de Diş Sağlığı (Beykent TV – 31 Ağu 2016)

Beykent TV ‘de yayınlanan ve her programda yeni bir uzmanın kendi alanında bilgiler verdiği beğenerek izlenen Işılay Gedik ile Biz Bize Programının 29 Ağustos 2016 Tarihinde yayınlanan bölümünde Bakırköy Estetik Dent’ten Protez Uzmanımız Güliz KILINÇOĞLU SORKUN konuk oldu.

Programda diş sağlığı hakkında bilgiler veren Güliz Hanım, gelen sorular ile diş sağlığı hakkında bilinmesi gerekenleri ve yapılması gerekenler hakkında bilgiler verdi.




  • 0

DİŞLERİNİZİ NE KADAR TANIYORSUNUZ?

Kuron
— Dişin üst kısmıdır ve gözle açıkça görülebilen tek yerdir. Kuronun şekli dişin fonksiyonunu belirler. Örneğin, ön dişler besinleri koparmak için keskin bir şekle, azı dişleri ise besinleri öğütmek için düz yüzeylere sahiptir.

Dişeti Çizgisi
— Dişle dişetinin birleştiği yerdir. Doğru fırçalama ve diş temizliği yapılmadığı takdirde, dişeti çizgisinde plak ve tartar oluşarak, dişeti iltihabı ve dişeti hastalığına neden olabilir.

Kök
— Dişin kemiğe gömülü olan kısımdır. Kök, dişin yaklaşık üçte ikisini oluşturur ve dişi yerinde tutar.

Mine
— Dişin en dış tabakasıdır. Mine aynı zamanda vücuttaki en sert ve en çok mineralli dokudur . Doğru ağız temizliği sağlanmadığı takdirde durum çürümeyle sonuçlanabilir.

Dentin
— Minenin altındaki diş tabakasıdır. Çürük mineden içeri ilerleyebilirse, bir sonraki ulaşacağı yer dentindir. Bu bölümde pulpaya giden milyonlarca kanalcık bulunmaktadır.

Pulpa
— Dişin merkezindeki, sinir dokuları ve kan damarlarının bulunduğu yumuşak dokudur. Çürük pulpaya ulaştığında genellikle ağrı hissedilir.

Kaç çeşit diş vardır?

Her dişin özel bir fonksiyonu bulunmaktadır:

Kesici Dişler
— Yiyecekleri kesmede kullanılan keskin ön dişler (Dört adet üstte ve dört adet altta bulunur).

Kaninler
— Köpek dişi adı da verilen bu dişler, sivri uçlara sahiptir ve koparmaya yararlar.

Küçük azı Dişleri
— Bu dişlerin çiğneme yüzeyleri üzerinde iki tümsek (sivri uç) bulunur. Küçük azı dişleri ufalamaya ve koparmaya yarar.

Azı Dişleri
— Yiyecekleri öğütmek için kullanılırlar. Çiğneme yüzeyinde birden çok tümsekcik vardır.


  • 0

DİŞ HEKİMİ KORKUSUNUN SEBEPLERİ

1.Çevresel Faktörler

Anne ve babalarla beraber okul ve çevresindekilerden çocuklarımızın yanlış duyumları.

2.Yanlış Deneyimler

Bazı diş hekimliği hizmetleri uygulamalarını çocuğun uygun olmayan şartlarda gözlemlemesi ve açıklama yapılmadan çocuklar da korkuya ortam hazırlanması;

a)Çocuk psikolojisine uygun olmayan hekimler ile çocuğun yaşadığı ve ömür boyu unutamayacağı kötü bir deneyim yaşamasıdır.

b)Çocuk Diş Hekimliği; Çocuk psikolojine uygun mekan, dekorasyon, müzik ve personel ile bu eğitimi almış sevgi ve sabrı diş hekimliğinde birleştirmiş uzman ya da istekli diş hekimleri yapmaktadır.

c)Çocuklar asla ve asla diş hekimine ilk ziyaretlerinde tedaviye başlamamalı, sadece tanışma, ortam ve aileleri tanıma, onlara sıcak ve sevgi dolu bir karşılaşma hazırlanmalı ve asla tedavilere zorlanılmamalıdır. Yapılacak tedaviler ve kontroller çocuklara detaylara inilmeden basitçe, ailelere ise tüm detayları ile anlatılmalıdır. Çocuğun korkuya kapılmasına sebep olacak tüm davranışlardan uzak durmalı ve onlar oyun ortamında dikkatini çekecek objelerle oyalanmalı ve ortam sevdirilmelidir.

ç)Tedavilere geçildiği zaman seanslar çok kısa tutulmalıdır. Çünkü çocuğun ağzını korkmadan açık tutması uzun süreli değildir. Bu kısa seanslar da ise en kolay ve acısız işlemlerle başlamak çocuğun güvenini sağlayacaktır ve hekimle olan ilişkilerini pekiştirecektir. Böylece çocuklarımız diğer işlemleri için kendi istekleri ile tekrar koşarak geleceklerdir.

3.Ailesel Faktörler

Türk aileleri çocuk eğitiminde çok yaygın olarak çocuklarına bazı istediklerini korkutarak yapmalarını sağlarlar. Bu yöntem çok yanlıştır. Örnek yaramazlık yapma dişçide iğne yaptırırım, dişini çektiririm, doktor sana iğne yapar, yemeğini çabuk ye çabuk gibi. Bu aile tipinde çocukların ağız ve diş sağlığı hekim-hasta ilişkilerini normale döndürmek çok zor ve uzun sürer. Nadiren ideal hekim-çocuk ilişkilerinin sağlanamadığı durumlar oluşur. Bu şartlar da bu çocukların ağız ve diş tedavileri çok özel yöntemler (genel anestezi) altında ya da sedasyon ile ameliyathane ortamında uyutularak sağlanabilir. Bu ortam aileler ve hekimler tarafından en son çare olarak sunulur. Başka çareler bulunmayıp tüm imkanlar denendikten sonra bu yöntemde amaç çocuğun ağız ve diş sağlığının düzenlenmesi, genel bünyesini etkileyen apse, iltihaplar yaygın çürüklerden kurtulmasını ve en önemlisi ise yapılan işlemleri çocuk hatırlamayacağı için psikolojik kalıcı korkular yaratmadan tedavi sonlandırılır.

a young girl is scared at dentist visit

a young girl is scared at dentist visit

Çevresel, ailesel ve yanlış deneyimlerin ortaya çıkardığı çocuktaki korkuyu önce aileler çocuklarına doğru bilgi vererek duyumlarının ya da gördüklerinin kendileri ile ilgili olmadığını doğru anlatarak, diş hekimlerini onlara sevimli göstermeleri ve anlatmaları şarttır. Çünkü çocuklar bu hekimler ile uzun süre 4-16 yaşlar arası ve sonrasında ki yıllar da birlikte olacaklardır.

İkincil olarak çocuklar da bu korkuyu yenmek; Bu bireylere uygun mekan, dekorasyon, müzik, eğitimli personel deneyimli sabırlı sevgi dolu ve modern diş hekimliği ile donanmış istekli ve uzman hekimlerin gayretleri ile oluşabilir. İşte bunlar çocuk ağız ve diş sağlığının genel kurallarıdır. Biz erişkin insanların geçmişimizde yukarıda bahsedilen konuların bir ya da bir kaçı ile kötü anılardan dolayı hala korkularımız devam eder. Tedavi ettirmeyerek uykusuz gecelerin sayısını sayamayız ve sonuçta çoğumuzun ağzında gecikmeden kapanan ve çektirdiğimiz dişlerimizin boş kalan yerleri ile yemekler de zorlanmaktayız. Ya da artık çok zor da kalarak yaptırdığımız ağzımızda bir ya da birkaç dolgumuz vardır. Bu sebepten çoğumuzun çiğneme ve öğütme sorunları mide hastalıklarına dönüşmüş durumdadırlar. Aileler ve hekimler bu sorunları birlikte zaman içerisinde sabırla başarılı bir şekilde çözebilirler.


  • 0

​YAŞLI BİREYLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI​

Protez kullanmayan yaşlı hastalarda yüzde ve dudaklarda çöküntü, ağızda büzülme ve dudak köşelerinden başlayan kırışıklıklar meydana gelir.
eriatrik Diş Hekimliği

Yaşlı bireylerde;

* Dişlerin renginde matlaşma, alt keser çapraşıklığıProtez Diş
* Diastema oluşması ile papillerin kaybolması
* Dişlerin proksimalleri arasında karanlık üçgenler oluşması
* Kesici kenarlarda abrazyon
* Çatlak, renklenme
* Dişeti çekilmeleri
* Alveol kemiğinde, özellikle dişsiz bölgelerde ileri derecede kemik erimeleri
* Tükrük salgısında azalma, dolayısı ile protez toleransında azalma

Protez kullanmayan yaşlı hastalarda yüzde ve dudaklarda çöküntü, ağızda büzülme ve dudak köşelerinden başlayan kırışıklıklar meydana gelir. Protez kullanan hastalarda proteze bağlı çeşitli problemler görülebilmektedir.

oral-health[1]

a) Protez Stomatiti :

Ağız mukozasında, protez kullanımına bağlı oluşan iltihabı değişikliktir. Üç tip protez stomatiti tanımlanabilir.

Tip I; Lokalize iltihap ve iğne ucu şeklinde küçük hiperemik alanlar; protezlere bağlı mekanik travma sonucu gelişir. Protezlerin düzeltilmesi ve uygun oklüzal ilişkilerin sağlanmasıyla iyileşir.

Tip II; Yaygın eritemle karakterize iltihap (diffuz stomatitis).

Tip III; Neoplastik olmayan ve değişen derecelerde iltihap ile birlikte görülen papiller hiperplazi (granüler protez stomatitisi, inflamatuvar papiller hiperplazi).

Protez Dişb) Angular Cheilitis:

Yüzün vertikal boyunda azalma, dudak köşelerinin nemli olması ve yanak emilmesi sonucu dudak köşelerinde oluşan fîsürler.

Yaşlı bireylerde implant uygulanımı; Hastanın anatomik, sistemik özellikleri uygun ise arka diş eksikliklerinde, implant tedavisi için yaşın bir engel olmadığı ve ağız içi hijyeni iyi olan bireylerde implant ile kemik arasındaki bağlantı başarılı olabilmektedir.


  • 0

BİLMENİZ GEREKENLER

Diş Hekimi: Çevresel, ailesel ve yanlış deneyimlerin ortaya çıkardığı çocuktaki korkuyu önce aileler çocuklarına doğru bilgi vererek duyumlarının ya da gördüklerinin kendileri ile ilgili olmadığını doğru anlatarak, diş hekimlerini onlara sevimli göstermeleri ve anlatmaları şarttır. Çünkü çocuklar bu hekimler ile uzun süre 4-16 yaşlar arası ve sonrasında ki yıllar da birlikte olacaklardır. İkincil olarak çocuklar da bu korkuyu yenmek; Bu bireylere uygun mekan, dekorasyon, müzik, eğitimli personel deneyimli sabırlı sevgi dolu ve modern diş hekimliği ile donanmış istekli ve uzman hekimlerin gayretleri ile oluşabilir. İşte bunlar çocuk ağız ve diş sağlığının genel kurallarıdır.

Diş Beyazlatma: Diş beyazlatma uygulandıktan sonra tekrar diş renginde geriye dönüş söz konusu değildir. Ancak genetik nedenler, ilaç kullanımı gibi nedenlerden dolayı %5 oranında sonuç alamadığımız hastalarımız olmaktadır.
Bunlar dışında yapılan işlem sonrasında besinlerin dişlerdeki etkileri gidermek için detertra (diş temizletme) yeterlidir. Ancak birey tekrarlatmak isterse işlem ancak 2 yıl sonra tekrar uygulanabilir.

İmplant: Günümüzde İmplant tedavisi ve uygulamaları yaygınlaşmakta buna bağlı olarak da implant çeşitleri de artmaktadır. İster tek diş, isterse birden fazla diş eksikliğinde eğer implant yerleştirmeye uygun miktarda kemik varsa, her durum için implant tedavisi uygulanabilir.Bu tür sebeblerden ve sağladığı avantajlardan dolayı çoğu kişi implant tedavisine yönelmektedir.

Diş Zirkonyum: Yüksek teknoloji ürünü olan ve dayanıklılığını uzay mekiklerinde ısı kalkanı, spor arabalarda fren diski olarak kanıtlamış olan zirkonyum oksit şu an diş hekimleri tarafından kullanılmaktadır. Zirkonyum akıllı seramikleri tarafından diş hekimliği için geliştirilen bu yüksek teknoloji seramiğin prostetik tedaviye yeni bir bakış açısı getirme potansiyeli çok yüksektir.

Ortodonti: Diş telleri, estetik gülüşün sağlanmasında uzmanların başvurdukları en önemli kozlardan biri.
Dişlerin hafif ve ileri derece çapraşık olduğu durumlarda, alt ve üst diş dizisinin kapanış bozukluklarında, çenelerin yüze ve/veya birbirine göre yanlış konumlandığı durumlarda diş tellerine başvuruluyor.Ortodonti tedavi ile dişler, yavaş yavaş hareket ettirilerek en doğru konuma gelmeleri sağlanıyor.

Protez Uzmanı: Protez uzmanına göre, protezlerin de bir ömrü vardır ve en az iki, en fazla beş yılda yenilenmesi gerekmektedir. Aksi halde değişen dokulara protezin uyumu bozulacak ve kullanımı güçleşecektir.Ayrıca protez uzmanınızın kontrolü altında olmadan protezinizde siz veya bir başkası aşındırma, ilâve tamir gibi işlemler kesinlikle yapmayınız ve yaptırmayınız.
Karşılaştığınız her türlü sorunda mutlaka hemen diş protez uzmanına başvurmalısınız.


  • 0

ÇENE CERRAHİSİ HAKKINDA BİLGİNİZ VAR MI?

Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi, diş hekimliğinin ağız, dişler ve çenelerle ilgili hastalıklarının, yaralanmalarının ve deformitelerinin tanı ve tedavisi ile uğraşan bir cerrahi dalıdır.

20 YAŞ DİŞİ ÇEKİMİ

Yirmi yaş dişleri, genellikle 15-20 yaşları arasında ağızdaki yerlerini almaya başlarlar. Ancak çenelerde bu dişler için yeterli yer bulunmadığı durumlarda süremeyip, dişeti altında ya da çene kemiği içinde gömülü olarak kalırlar.Kendine yer bulamayan 20.yaş dişleri öndeki dişi ittirerek baskı yapmakta ve bu da çapraşıklığa neden olmaktadır. Ayrıca çok geride olmaları ve etraflarındaki diş etinin normal anatomik yapıda olmamaları nedeniyle kolayca iltihaplanabilmektedirler.

20 yaş dişlerinin çekilmesini gerektiren durumlar nelerdir?

1- Çürük: 20 yaş dişleri konum olarak çok geride oldukları için ve genellikle düzgün doğrultuda süremedikleri için temizlik ve bakımları daha zor ve bu sebeple çürümeleri daha kolaydır. Bu dişler çürüdükten sonra ise çok geride olmalarından dolayı tedavileri de zordur.ayrıca diğer dişlerden çok daha değişik olan kök kanalı yapıları sebebiyle kanal tedavisi de çoğu durumda uygulanamamaktadır. Bu sebeplerden dolayı çürük sonucu oluşabilecek ağrı, apse ve ağız kokusu gibi durumları önlemek amacıyla çekimleri tercih edilmektedir.

2- 2. büyük azı dişine etkileri: 20 yaş dişleri genellikle düzgün pozisyonda süremedikleri için çevrelerindeki besin artıklarının birikimiyle veya yanındaki büyük azı dişine uyguladıkları basınçla komşu dişte de madde kaybı ve çürüklere sebep olabilmektedirler. Bu şekilde zarar verebilme potansiyeline sahip 20 yaş dişlerinin de çekilmeleri gerekmektedir.

3- Perikoronitis: (çevre dişeti inflamasyonu) 20 yaş dişleri kısmen gömük kaldıkları durumlarda üstündeki dişetiyle arasında biriken bakterilerin yol açtığı bir enfeksiyon gelişebilir. Bu esnada yüzde şişme, ağız açmada zorluk, ağrı, ağız kokusu, lenf bezlerinde şişlik ve ateş gibi durumlar görülebilir.

4- Dişlerde çarpaşıklık: 20 yaş dişleri normal pozisyonda süremediklerinde, sürme esnasında dişlere uyguladığı basınç sebebiyle diğer dişlerde de hareketliliğe yol açabilir ve diş dizisinde çarpaşıklık gibi durumlara rastlanabilir.

5- Ağrı: 20 yaş dişleri normal pozisyonlarında süremediklerinde yan dişlere uyguladıkları basınçla ağrıya yol açabilmektedirler.

6- Kist oluşumu: 20 yaş dişleri tam olarak gömülü oldukları veya kısmen gömülü oldukları durumlarda bazı hastalarda kist oluşumuna sebep olabilmektedirler. Bu durum muayene esnasında hekiminizin çekeceği panoramik röntgenle teşhis edilebilmektedir.

7- Yanak ısırma: Çok sık rastlanılmasa da 20 yaş dişleri genelde normal pozisyonda süremediklerinden hastalarda yanak ısırma ve mukozada yaralanma şikayetlerine sebep olabilmektedir. Böyle durumlarda da 20 yaş dişlerinin zaten normal fonksiyon görmediklerinden alınmaları uygundur.

HİÇBİR PROBLEME NEDEN OLMAMASINA RAĞMEN NEDEN GÖMÜK 20 YAŞ DİŞLERİNİ ALMAK GEREKİR Mİ ?

Gömülü bir yirmi yaş dişinin sorun çıkarıp çıkarmayacağı önceden kestirilemez. Ancak sorun belirdiğinde tedavi, sorunsuz dişlere oranla daha ağrılı ve daha komplike olabilir. Gömülü yirmi yaş dişinin enfeksiyonunun en sık sebep olduğu rahatsızlıklar ağrı, çene köşesinde şişlik, ağız açıklığında kısıtlılık ve yutkunmada zorluktur.

Operasyon sonrası bakım

· Yara yeri kurcalanmamalıdır. Yoksa ağrı, enfeksiyon veya kanama gelişebilir.
· İlk 24 saat boyunca o taraf ile çiğneme yapılmamalıdır.
· İlk 24 saat sigara içilmemelidir. Çünkü sigara kanamayı arttırıp iyileşmeyi bozar.
· Tükürülmemelidir. Yoksa kanama artar ve pıhtı yerinden oynayabilir.
· Kanama kontrol edilmeli. Eğer dikiş atılmamışsa steril gazlı bezle tampon yapılır. Pıhtı oluşumu için tampon yarım saat ağızda tutulmalıdır. Tampon alındıktan sonra kanama devam ediyorsa yeni bir tane konur.
· Şişkinliğin kontrolü. Operasyon sonrası bölgeye soğuk bir tampon uygulayarak dolaşım yavaşlatılır ve yüzün şişmesinin önüne geçilir. Uygulama şöyle olmalıdır: 20 dakika soğuk tampon- 20 dakika ara- tekrar 20 dakika soğuk tampon şeklindeki periyotlarla devam edilir.
· İlk 24 saatten sonra her 2 saatte bir ılık tuzlu suyla ağzı gargara yapmak gerekir. karışım 1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı tuz koymak suretiyle hazırlanır.

Apikal Rezeksiyon (Kök ucunun kesilmesi)

Apikal Rezeksiyon, Apikoektomi veya kök ucu rezeksiyonu; dişin kök ucunun ve etrafındaki ilişkili enfekte veya patolojik dokunun çıkartılması işlemidir. Bu işlem; kök ucundaki enflamasyon ve enfeksiyonun kök kanal tedavisi veya bu tedavinin tekrarına rağmen iyileşmemesi yada ilişkili kronik patolojinin varlığı halinde ilgili dişi ve çevresini sağlıklı bir yapıya kavuşturmak için yapılmaktadır.
Uygulanacak dişe göre ortalama 30 – 90 dk. sürebilen bir operasyon olan apikal rezeksiyon öncesi doktorun da önerisi ile antimikrobiyal ağız gargaraları, antiinflamatuar ve/veya antibiyotik kullanımı söz konusu olabilmektedir.

Operasyon

· İşlem yapılacak dişin kök ucunun üzerindeki kemiğe ve kök ucuna ulaşabilmek için dişeti kesilerek sahanın üzerinden uzaklaştırılır. Açığa çıkarılan kök ucu kesilir ve tüm enfekte çevre dokuları temizlenir.
· Kök kanalının ucu tıkanır. Dişeti yerine yerleştirilir ve dikiş atılır
· Birkaç ay sonra kökün etrafındaki kemik iyileşmiş ve tüm beliriler kaybolmuş olmalıdır


  • 0

Hakkımızda

cover

Bakırköy Estetik Dent 2014 tarihinde kurulmuştur. Diş sağlığı konusunda İstanbul’un en merkezi yerlerinin başında gelen Bakırköy’ün merkezinde kurulan Bakırköy Estetik Dent, kurulduğu tarihten itibaren tedavi edilen hastalarının ‘Her an çekinmeden, korkusuzca, utanmadan gülebilmesi’ amacını gerçekleştirmektedir.

Hedefimiz; misyonumuz ve vizyonumuz doğrultusunda doğruluk ve dürüstlük ilkesinden ayrılmamak koşuluyla hastalarımıza en iyi hizmeti sunabilmek ve onların güvenine layık olabilmektir.

MİSYONUMUZ

Etik değerlere bağlı, hasta haklarına saygılı, Ağız ve Diş sağlığıyla ilgili tedavi edici uygulamalar yanında, koruyucu sağlık çalışmalarınıda kapsayan kaliteli ve ekonomik hizmetlerimizi, din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin nitelikli ve uzman kadrolarımız ile hastalarımıza sunmaktır.

VİZYONUMUZ

Çağdaş bir yönetim sistemi ile, hastalarımızın Ağız ve Diş Sağlığı ihtiyacını, diş hekimliğinin en son teknolojisi ve uygulamalarıyla karşılamaya yönelik bir merkez olmaktır.


  • 0

DENTAL RESTORASYON

Zamanı Dolmuş Restorasyonlar (Dolgu Ve Kuronlar) Niçin Yenilenmelidir?

Bunun bazı sebepleri vardır;

​TEKRARLAYAN ÇÜRÜKLER; İlk çürüğe sebep olan şartlar, dolgunun etrafında başka çürümelere de zemin hazırlayabilir. Diş temiz tutulmazsa dolgunun kenarlarından tekrar çürüyebilir. Dişin üzerinde bir kuron varsa ve ağız bakımına da dikkat edilmiyorsa, kuronla diş arasında kolaylıkla çürüme başlayabilir. Daha önce bahsedildiği gibi çürüğe müdahale edilmezse, çürük dişin sinir odasını işgal ederek a​p​seye yol açabilir. Bu olaylar, kanal tedavisi veya dişin kaybıyla sonuçlanacaktır.

asit-aşınması1

YIPRANMA; Bir restorasyonunun ömrünü etkileyen birçok faktör olmasına rağmen, gümüş (amalgam) dolgu, kuron veya köprünün ortalama ömrü 5 ila 15 yıldır. kompozitlerin (plastik-diş renkli dolgu) ortalama ömrü ise 5 ila 10 yıldır. Çiğnemek suretiyle dişlere ve dolgulara uygulanan sürekli kuvvetler yıpranma sebebidir. Bazı durumlarda porselen veya altın kuronlar, karşı dişin sürekli öğütmesinden dolayı yıpranır.

SIZINTI; Dolgular yıpranma ve travma (darbeler) sebebiyle kenarları boyunca açılmaya başlar. Bu durumda sızıntı kaçınılmazdır. Genelde bir kuronun ısırma yüzeyindeki sızıntı, hasta tarafından fark edilemez. Bu, bakterilerin dişin daha derin bölgelerine nüfuz etmesine sebep olur. Bir kez bakteri, diş veya kuronun içine nüfuz ettikten sonra oradan çıkarılamaz ve hızla çürüme başlar. Tüm bunlardan daha da kötüsü, bu hasarın genellikle görülmemesi ve çürüme dişin özüne gelinceye kadar hiçbir belirti vermemesidir.

6_3_2013_17_33_511_Dental_Restoration_717017[1]

ÇATLAKLAR; Gün boyunca dişlerimiz tahminimizden daha çok fiziksel kuvvetlere maruz kalır. Sadece yemek yerken bile dişlerimizin santimetre

​ ​karesi yüzlerce kilogram-kuvvet değerinde basınca maruz kalır. Isırma basıncı ve sert yiyeceklerin çiğnenmesi dişler veya restorasyonlarda ince çatlaklara sebep olabilir.

buu

AŞINMALAR; Çatlaklar için zamanında önlem alınmazsa dişler kırılır veya aşınır. Daha pahalı ve ayrıntılı işlemlere ihtiyaç duyulur hale gelir. Bu tip dişlere kuron tavsiye edilir. Bazen bahsedilen bu çatlak ve aşınmalara, porselen kuronda da rastlanır. Aşınmış bir porselenin ömrü dolmuştur ve parçalanmaya başlar. Rutin kontrollerde mevcut porselen kuronlarda​​ki yıpranmaların saptanması ve gerekli önlemlerin alınması restorasyonun ömrünü uzatacaktır.

6487_atlak_dis_sendromu_nedir

ESTETİK; Zamanla dolgular renk değiştirir veya lekelenir. Dolguların görüntüsünün değişmesi bazı zamanlarda sağlık açısından bir risk teşkil etmese de ağız içinde hoş olmayan bir görüntüye sebep olacaktır. Günümüzde metal renkli dolguların yerine, dişlerle aynı renkte özel dolgu maddeleri kullanılarak bu hoş olmayan görüntülerden kurtulmak mümkündür.

buu bub

DİŞ​ ​ETİ HASTALIKLARI; Birçok hasta diş​ ​eti hastalığı sebebiyle dişlerini kaybedeceğinden habersizdir. Dişeti hastalığı sebebiyle hiç çürüksüz dişler bile kaybedilebilir. Bu süreç çok yavaş ilerler. Dişeti çekilmesini kemik kaybı izler ve dişin destek dokuları eridiğinde dişin kaybı kaçınılmazdır. Dişhekiminiz bu hastalığı tespit ettiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurucu önlemlerden bahsedecektir.


  • 0

  • 0

Dişlerin Düzgün Konuşmaya Etkisi

Konuşma, insan ilişkilerinin en önemli unsurlarından biridir. Bazı meslekler ise tamamen düzgün konuşma temellidir, Bu meslekler; Politika, aktörlük, spikerlik, şarkıcılık, avukatlık gibi bazı meslekler, büyük ölçüde düzgün konuşmaya dayanır.
Düzgün konuşmada, birçok unsurun ve eğitimin yanında dişlerin de önemli rolleri vardır.

gulumseme

Aşağıda ki örnekler bu rolü vurgulamaktadır.
DE ve TE sesleri, dil ucunun, üst kesicilerin damak tarafındaki eğiminden destek almasıyla çıkar.
FE ve VE sesleri ise, alt dudağın, üst kesicilerin kesici uçlarına temas etmesiyle çıkar.
SE sesi, karışık bir işlemle çıkar. Alt ve üst kesiciler birbiriyle temas halindeyken, dilin, azıların dil tarafındaki yüzeyinden destek alması ve dil ucunun da (kesiciler arasında bir oluk yapıp) hava borusu oluşturmasıyla gerçekleşir. ŞE ve JE sesleri de buna benzer bir işlemle gerçekleşir; fakat bu sırada dil ucu göreve katılmaz.
Dişler çene kemikleri, diş​ ​etleri, dil, damak, bu​n​ların hepsi, çiğneme, tat alma. yutkunma ve konuşma ile ilgili görevlerini bir bütün halinde yürütürler.
© 2015 Microsoft Koşullar Gizlilik ve tanımlama bilgileri Geliştiriciler Türkçe