Category Archives: Diş Tedavileri

  • 0

Diş Ağrısı Sebepleri ve Tedavileri

​SOĞUK İÇECEK ve YİYECEKLERLE BİRLİKTE BAŞLAYAN AĞRI ÇÜRÜK HABERCİSİDİR.​​
DİŞ AĞRISI​
Diş çürümesi, diş minesinin aşınması, diş etlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer sebeplerden kaynaklanır.Diş ağrısı, neredeyse herkesin yaşamının bir veya birden fazla döneminde yakındığı bir rahatsızlıktır. Genel kanaat, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu sebeple dayanılmaz hale gelinceye kadar dişhekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı sebebiyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı türlerinden biridir.Diş ağrılarının sebepleri:
Diş minesinin aşınması
Dişeti hastalıkları
Diş çürükleri ve diş abseleri
Gömülü Dişler (yirmilik dişler)
Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar olarak sıralanabilir.Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Toplumun​büyük çoğunluğu​​​ diş çürüklerine rastlanmaktadır. Bu durum özellikle yetersiz veya kötü ağız hijyeninden kaynaklanır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluşturur ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere sebep olur.
Diş ağrıları genellikle zonklama biçiminde ve son derece rahatsız edici olarak hissedilir. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum mevcutsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere sebep olabilir. Sıcak – soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir.

Diş ağrısı başladığında zaman kaybetmeden bir dişhekimine gitmekte yarar vardır. Çünkü diş ağrısı sebeplerinden de anlaşılacağı gibi, ağrı kendi kendine geçme özelliği göstermez ve tedavi gerektirir.

Diş Ağrısı Tedavisi (diş ağrısına pratik çözümler):
Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları sebebi ile bu gibi ilaçlar dişetinde ve çevredeki yumuşak dokularda tahrişlere sebep olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ekstra bir ağrının oluşmasına sebep olacaktır.
Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda artıkları, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave ederek karıştırılmalı ve bu tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
Diş hekimine gitmeden önce ağrı kesici bir ilaç alınabilir.
Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.
Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı emdirilmiş pamuk konulabilir. Eugenol ağrının hafiflemesini sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol ün diş etine sızması önlenmelidir. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.
Bir an önce diş hekimine başvurulmalıdır.


  • 0

Hamilelikte Diş Sağlığı

Hamilelikte diş bakımı nasıl olmalıdır?
Ağız ve diş sağlığımızın sürekliliğini sağlamak için bir ömür boyunca etkili bir bakıma ihtiyaç duyarız.

Fakat kadınlar ağız ve diş sağlığı konusuna hayatlarının belirli dönemlerinde; puberte, hamilelik, menapoz ve mensturasyon zamanlarında daha fazla ilgi göstermelidir.

Diş sağlığım için hamilelik döneminde nasıl beslenmeliyim?
Hamilelik döneminde anne süt ve süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzeler tüketerek kalsiyum açısından zengin gıdalar almalıdır. Alınan gıdalarla yeterli kalsiyum sağlanmazsa bebeğin gelişimi için ihtiyacı olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır.

İyi beslenilir, yeterli miktarda ağız ve diş bakımına özen gösterilirse gebelik döneminde normal zamanlardan daha farklı ağız ve diş sorunları ile karşılaşmazsınız. Gebelikte sırasında beslenme konusu hem bebeğin hem de annenin genel sağlığı, ayrıca ağız ve diş sağlığı için önemlidir. Bebeğinizin diş gelişimi 5. ve 6. haftalardan itibaren başlar.

A, C, D vitaminleri ve fosfor, kalsiyum açısında zengin ana yiyecekler, meyveler, sebze, tahıllı ürünler, süt ürünleri ve mandıra ürünleri tüketmeye özen göstermeli,
Et, balık ve yumurta gibi yiyecekler tüketilmeli,
Şekerli yiyecekleri elinizden geldiği kadar tüketmemeye gayret etmeli,
Karamel, kurutulmuş meyve gibi dişlere yapışan şekerli yiyeceklerden kaçınmalısınız.
Hamileyken diş tedavisi yaptırmamda herhangi bir sakınca var mı?
Hamileliğin ilk üç ayında bebeğin organ gelişim evresi olduğu için ilk 3 ayda etkili diş tedavisinden kaçınmanız gerekmektedir.
Diş randevularınızı ikinci üç aya ertelemeniz daha iyi olacaktır
Acil bazı durumlarda (diş veya diş eti iltihabı) oluşan enfeksiyon durumunun bebeğinizin gelişimini dental tedavinin sakıncalarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve jinekoloğunuzun tavsiyeleriyle gerekli dental tedaviye başvurulmalıdır.


  • 1

Lamina (Yaprak Porselen) Diş Kaplaması

Lamina kaplama ne demektir ?

Halk arasında yaprak porselen olarak dile getirilen lamine (laminey), laminate olarak bilinen lamine porselen kaplamalar Diş yapısında görünümünüzü etkileyen bozukluklarda uygulanan son derece estetik bir uygulamadır. Genellikle sorunlu olan ön dişlerde kullanılan bir yöntemdir. Lamina diş kaplamaları dişlerin ön yüzeylerine ince porselen tabakanın yapıştırılması ile dişlerde var olan yapısal bozuklukların giderilmesidir. Uygulanan laminat kaplamalarla dişlere estetik ve doğal bir güzellik kazandırılır.

ImageProxy (4)

Porselen tabakalardan hazırlanan lamina diş kaplamaları, ışık geçirgenliğine sahip diş ile mükemmel bir uyum sağlayan yapılardır.

Lamina uygulaması ne zaman yapılır ?

Lamine uygulamaları genellikle ön dişlerde uygulanmaktadırlar. Ön dişlerde oluşan renk bozukluklarında, kalıtsal ve diş beyazlatma işlemleri ile sonuç alınamayan durumlarda, ön dişlerin birbirinden ayrık olduğu durumlarda, dişlerde kırıkların yada yapısal bozuklukların, aşınmaların olduğu durumlarda, eski dolguların sararmaları ve dişlerde renksel bozukluklar oluşturdukları durumlarda, ortodontik tedaviyi istemeyen hastalarda, diş çarpıkıklıklarının düzeltilmesinde uygulanan ve son derece mükemmel sonuçların alındığı bir estetik diş uygulamasıdır.

Lamina diş tedavisini kimler yaptırabilir?

Lamina tedavilerini yukarıda saymış olduğumuz durumlarda bulunan herkes uygulayabilir. Bu konuda bir yaş sınır yoktur. AĞızda farklı hastaları olan; diş eti problemleri olan, tırnak yeme gibi ve diş gıcırdatma, diş sıkma gibi sorunları olan aynı zamanda çene bozuklukları olan hastalarda bu durumların tedavilerini gördükten sonra lamina uygulamasına başvurabilirler.

Lamina dişe nasıl uygulanır?

Dişiniz lamina tedavi için hazırlık aşamasına alınır. Dişin üzerindeki yapıyı bozan artıklar temizlenir. Daha sonra dişinizin üzerine lamina hazırlanması için dişinizin ölçüsü alınır. Hazırlık yapılan dişe diğer bir seansa kadar geçici bir diş takılır. Geçici yapılan diş gerçekdişinizin aynısıdır. Daha sonra labaratuarda diş teknisyenleri tarafından hazırlanan diş diğer bir seansta uygulanır.

Lamina diş kaplamaları uzun ömürlü müdür?

Lamina kaplamaların uzun ömürlü olmaları kullanımlarına bağlıdır. Kullanımlarından kasıt bakımı ve belirli aralıklarla diş hekimi kontrollerine gitmektir. Lamina kaplamaları oldukça dirençli yapılardır ve uzun ömürlüdürler. Lamina yapılan dişlerle sert cisimlerin ısırılmamalarına dikkat edilmesi gerekir.

Lamina kaplamaların avantajları nelerdir?

Lamina kaplamaları daha sık ön dişlerinin yapısından şikayetçi olanlar ve toplum içerisinde rahat gülemediklerinden, ikili ilişkilerinde dişlerinden dolayı çekingenlik yaşadıklarından şikayetçi olan hastalar başvurmaktadırlar. Uygulanan işlemle beraber hastalar rahat bir gülümseme ve son derece estetik olan dişlere kavuşmaktadırlar. Lamina dişlerin avantajlarına gelince;

– Çok kısa sürelerde uygulanabilmektedirler.

– Dişlerinizin kesilmesi hiç yok denecek kadar az yapılır

– Lamina kaplamalar sağlam, renkleri bozulmayan ve diş fonksiyonelliğini bozmayan diş ile çok iyi bir uyum sağlayan uygulamalardır.

– Lamina diş uygulamaları ile son derece doğal bir görünüme sahip dişlere kavuşursunuz.

– Çok kısa süreler içerisinde uygulanabildiklerinden dolayı dişçi koltuğunda çok az zaman kalırsınız.

– Lamina dişlerin yüzeyleri pürüzsüzdür ve uygulandıklarından itibaren sigara veya diğer lekelenmelere karşı çok dayanıklı olurlar. Renk değiştirmezler.

Lamina kaplamalarının dezavantajları nelerdir?

– Diğer yapılan tedavi uygulamalarına göre maddi olarak daha fazla harcama gerektirir.

– Çok hassas bir teknik olduğundan dolayı uygulayıcı diş hekimi çok iyi olmalıdır. Aynı zamanda laminaları hazırlayan diş teknisyenleri son derece yetenikli olmalıdırlar.


  • 0

Çene Eklemi Hastalıkları ve Tedavileri

ImageProxy (5)Çene Eklemi Hastalıkları ve Tedavisi

Çene eklemi ve çene kaslarına ilişkin hastalıklar ve tedavisi diş hekimliğinin dallarından biridir. Çene eklemi alt ve üst çenenin birleştiği yerdedir ve çene kemiği ve kastan oluşan kompleks bir yapıdır. Çene kaslarının kasılıp gevşemesi ve senkronize şekilde çene ekleminin hareketli bölümlerinin hareketi sayesinde ağız açılıp kapanır, kişi konuşabilir, bir şeyler çiğneyebilir, esneyebilir. Çene kaslarıyla eklemler birlikte çalıştığı için birbirini etkiler. Örneğin strese bağlı diş gıcırdatma ve kötü duruş kasları zayıf düşürür, bu da alt ve üst çenenin birbirine yaklaşmasına neden olur. Çeneler birbirine yaklaşınca çene ekleminde basınç meydana gelir ve bu basınç alt dişleri yıpratır.

Çene eklemi rahatsızlıkları, baş ve boyun kaslarının bir kısmı, ligamentler (kemikleri bir arada tutan sert bağ dokusu), dişler, yanak, dudak ve tükürük bezlerinden oluşan sistemi etkiler. Çene eklemi ile ilgili şikayetler sadece eklem bölgesinde değil çenelerde, göz, kulak, burun, boğaz bölgelerinde de olabilir.

​ Genel olarak baş ağrısının sebeplerindendir.​
Çene Eklemi Rahatsızlıklarının Nedenleri
Diş sıkma veya gıcırdatma, dudak ısırma, tırnak yeme, sakız çiğneme alışkanlıkları
Yaralanma ve kazalar,
Duruş bozukluğu,
Çene kaslarının aşırı yorgunluğu,
Uzun süren diş tedavileri,
Genel anestezi verilirken çenenin aşırı derecede açılması sonucu,
Tek taraflı çiğneme alışkanlığı,
Bazı sistemik hastalıklar,
Psikolojik rahatsızlıklar,
Dişler arasında uyumsuzluk ve çapraşıklıklar.imagesImageProxy (1)

Çene Eklemi Rahatsızlıklarının Belirtileri
Diş sıkma ve diş gıcırdatma ve buna bağlı olarak çene bölgesinde veya yanaklarda hissedilen ağrılar,
Çene ekleminden kulak, boyun, dişler, hatta burun ve göze doğru yayılan basınç ve ağrılar,
Kulak çınlaması, baş dönmesi ve halsizlik gibi şikâyetler,
Çene hareketlerinde yetersizlik (çeneyi tam olarak açamama, ağız açılırken çenede patlama, gıcırdama, takılma, tek tarafa doğru kayarak açılması olması),
Esneme ve/veya yemek yeme sırasında ağzın ağrılı ve güç açılması,
Yemek yerken ısırmakta ve/veya ön dişlerle lokma koparmakta güçlük çekilmesi,
Sürekli ya da zaman zaman dişlerin kapanmasında farklılıklar olması (Dişler kapatıldığında üst çene ile alt çene arasında mesafe kalması, alt ve üst dişlerin birbirine denk gelerek düzenli bir kapanış sağlanamaması),
Yüzde ağrı ve yorgunluk hissi, şişlik,
Kulaklarda ağrı, çınlama ya da duyma problemi,
Baş dönmesi, bayılma,
Dişlerin hassas hale gelmesi, aşınması, kırılmalar ve/veya sallantılar oluşması.
Bazı durumlarda hastaların kulak-burun-boğaz uzmanları, nörologlar, fizik tedavi uzmanları ve psikiyatristlerden de yardım almaları gerekir.

Muayene ve Değerlendirme
Çene eklemi ile ilgili klinik muayene, yaklaşık olarak 30-35 dakika sürer. Hekim muayenesi, çene hastalığının sebebinin kesin ve doğru olarak belirlenmesinde önemlidir. Kişinin tibbî hikâyesi genel anlamda sağlığı hakkında bilgi sağlar. Belirtilerin türü ve şiddeti de hekime önemli ipuçları verir. Hekim, muayene sırasında palpasyon (dokunma) tekniği ile kas ve çene eklemindeki ağrıyı, kas gerginliğini ve duyarlılığını kontrol eder. Bunun yanı sıra küçük parmağını hastanın kulağına sokarak çene ekleminin çalışmasının nasıl olduğunu hisseder. Steteskopla eklemdeki klik sesini alabilir. Ağızın ne kadar açıldığını cetvel ile ölçebilir. Muayenenin ardından birtakım tanı testleri isteyebilir.

Tomografik veya direkt film ile eklem hasarı, kırık, tümör olup olmadığı anlaşılır. Manyetik rezonans (MR) da yumuşak doku hakkında detaylı bilgi verir, disk ve lif hasarını gösterir. Bunun yanı sıra hekim diş alçısı isteyebilir. Diş alçısında dişlerin kalıbı alınır ve alçıdan model yapılır. Bu kalıp mekanik bir hareket stimülatörüne geçirilir. Bu aygıt; alt çenenin hareketi, dişlerin bir araya gelip gelemeyeceği, ısırmanın eklem ve çevre kaslara olan zararını göstermede yardımcıdır.

Tüm bu muayene ve tetkikler hastalığın nedenleri, boyutu hakkında durumu ortaya koyar ve sonrasında hekim en iyi tedavi yöntemini belirler.

Tedavi Uygulamaları
Tedavinin esas amacı, çene eklemi içindeki basıncın düzenlenmesi ve normal çene fonksiyonlarının sağlanmasıdır. Çene eklemi rahatsızlıklarının tedavisinde hekimin önerisiyle birçok yöntem uygulanabilir. Çene eklemi rahatsızlıklarında tedavi için rahatsızlığa neden olan bölgesel etkenlerin düzeltilmesi (gerekli diş tedavileri), çene eklemine gelen aşırı kuvvetlerin ortadan kaldırılması için dental plak uygulaması, diskle ilgili bozukluklarda artrosentez olarak adlandırılan eklem içi enjeksiyonlar uygulanır. Ortopedik aparey (splint) kullanımı da mevcut tedavi yöntemleri arasındadır. Hasta eğitimiyle rahatsızlıkların kontrol altına alınabildiği de bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu noktada hastanın belli önlemleri alması, önerilere uyması ve kendini koruması çok önemlidir.

Hastanın tedavi sırasında uyması gereken konuları şöyle sıralayabiliriz:

Dişlerini iyi korumalı, ağız ve diş sağlığına özen göstermeli,
İyi çene pozisyonuna dikkat etmeli,
Yumuşak yemekler tercih etmeli,
Hekimin önerdiği çene egzersizlerini yapmalı,
Ağrı için tıbbi tedaviye uymalı, ilaçlarını düzenli almalı,